Göz Kapağı Hastalıkları

Göz kapaklarımız neden önemlidir?

Göz Kapağı Hastalıkları; Göz kapakları, gözün korunmasında görevlidir. Gözü yabancı cisimlere karşı korur. Gözyaşının, gözün en dış yüzeyinde yer alan kornea ve konjonktiva tabakaları üzerinde homojen dağılmasını sağlar ve göz yüzeyinin kurumasını önler. Ayrıca göz bebeği ile birlikte göze gelen ışık miktarını düzenler.

Göz kapaklarınn yapısı

Göz kapaklarının yapısında başlıca 7 tabaka bulunur.

  • Cilt ve cilt altı bağ dokusu
  • Kapakların kapanmasından sorumlu kaslar
  • Orbital septum
  • Orbital yağ
  • Kapakların açılmasından sorumlu kaslar
  • Tars
  • Konjonktiva

Göz kapağı cildi, vücudumuzdaki en ince cilttir ve diğer bölgelerin aksine cilt altında yağ dokusu bulundurmaz. Cilt ve cilt altı bağ dokusunun hemen altında, göz kapaklarının kapatılmasından sorumlu orbikülaris okuli kası yer alır.

Göz açıklığını halkasal olarak sarar ve yerleşim yerine göre pretarsal, preseptal ve orbital bölümlere ayrılır. Aynı zamanda, göz açıp kapatma sırasında, gözyaşının emilimine katkı sağlar.

Orbikülaris kasının derininde, göz kapaklarının kirpikli ucundan üst kapakta yukarı, alt kapakta aşağı doğru uzanan, sert tars dokusu bulunur. Kapaklar için iskelet görevi görmenin yanısıra gözyaşının lipid (yağ) tabakasını üreten meibomian bezlerini de barındırır.

Tarsın bir ucu kirpikli kenardadır, diğer ucuna ise göz kapaklarının açılmasından sorumlu kaslar tutunur. Bunlar; üst kapakta levator palpebra superioris ve Müller kası, alt kapakta ise alt rektus kas fasyasından köken alan alt kapak retraktörleridir. Kapakların en iç tabakası ise konjonktiva ile örtülüdür.

Göz çukuru (orbita) kemiklerinin kenarından tarsa doğru uzanan ve kapakları açan kaslara yapışan, fibröz yapıda orbital septum mevcuttur ve arkasında orbital yağ dokusu bulunur.

Bazı ırklarda göz kapaklarının farklı olması, örneğin asya ırkı ile beyaz ırk arasındaki göz kapağı ve kapak kıvrımı farklılığı, septumun ve orbital yağın yerleşimindeki farklılıktan kaynaklanmaktadır. Orbital septum göz kapaklarını orbitadan ayırır, enfeksiyon ve kanamaların yayılımını sınırlar.

En sık görülen göz kapağı hastalıkları nelerdir?

Göz kapağı hastalıkları doğumsal (konjenital), edinsel (akkiz), iltihabi veya tümöral olabilir. Bazı sık görülen göz kapağı hastalıklarında belirtiler ve tedavi yöntemleri aşağıda özetlenmiştir.

Göz kapağının doğumsal hastalıkları

Doğumsal (konjenital) göz kapağı hastalıkları tek başına olabileceği gibi bazı yüz veya vücut hastalıklarının bir parçası olarak da görülebilir.

Blefarofimozis-ptozis-epikantus inversus sendromu

Blefarofimozis sendromu olarak da adlandırılır. Sıklıkla otozomal dominant kalıtımlıdır, bu nedenle ailede benzer göz kapağı görünümüne sahip bireyler mevcuttur.

Blefarofimozis göz açıklığının küçülmesidir, buna göz kapağı düşüklüğü (ptozis), alt kapaktan göz pınarına doğru uzanan cilt katlantısı (epikantus inversus) ve iki göz pınarı arasındaki yumuşak doku mesafesinin normalden fazla olması (telekantus) eşlik eder.

Tipik bulguların yanısıra, göz kapağında dışa dönme, yüksek kavisli kaşlar, burun kökünde basıklık, kulak bozuklukları da görülebilir. Tedavide aşamalı olarak cerrahi düzeltme yapılır.

Konjenital ptozis

Üst göz kapağının doğuştan düşük olmasıdır. Genellikle levator palpebra superioris kasının gelişimsel bozukluğundan kaynaklanır.

Kasın kasılmasındaki eksiklikten dolayı göz kapağı yeterince kaldırılamaz; aynı zamanda kasın gevşemesi de bozuktur ve aşağı bakışta göz kapağı yeterince aşağı inemez. Kapaktaki kıvrım çizgisi genellikle yoktur veya sağlam göze göre daha siliktir.

Bazı çocuklarda, şaşılık da eşlik edebilir. Kapak düşüklüğü, göz bebeğini kapatarak görmeye engel olur veya göz bebeği açık olsa dahi göze bası oluşturarak astigmatizmayı artırır. Ayrıca kozmetik olarak asimetrik göz kapakları ve yaşıtlarından farklı yüz görünümü çocuğun sosyo-kültürel gelişimini etkiler.

Görme tembelliği için yüksek risk taşıyan ileri evre ptozis varlığında erken dönemde cerrahi tedavi uygulanır. Daha hafif evrelerde ise öncelikle astigmatizmanın ve ambliyopinin tedavisi gözlük ve kapama tedavisi ile yapılır. Çocuk okul dönemine (5-6 yaş) geldiğinde ise cerrahi düzeltme yapılır. Levator palpebra superioris kasının fonksiyonundaki eksikliğe bağlı olarak farklı cerrahi seçenekler uygulanabilir.

İnfantil (kapiller) hemanjiom

Göz kapağının damarsal tümörüdür. Doğumdan 1-2 hafta/ay sonra belirgin hale gelir, yaşamın ilk yılında büyüme gösterir ve takip eden 3-7 yılda küçülür. Görmeye engel oluşturacak kadar büyük olmayan lezyonlar takip edilir ve doğal seyir ile küçülerek kaybolması beklenir. Büyük veya yerleşim nedeniyle görmeye engel olan lezyonlar medikal/cerrahi olarak tedavi edilebilir.

Nevüs flammeus (Porto şarabı lekesi). 

Trigeminal sinir dalının inerve ettiği bölgeye uyumlu, yassı, pembe bir lezyon olarak ortaya çıkar. Sturge-Weber sendromunun bir parçası olabilir. Kendiliğinden düzelme izlenmez ancak dış görüntünün iyileşmesi için lazer tedavisi uygulanabilir.

Diğer

Konjenital ektropiyon veya entropiyon, ankiloblefaron (göz kapaklarının kısmi veya tam olarak yapışık olması), epiblefaron (alt kapakta kirpikleri iten yatay cilt katlantısı), epikantus (göz pınarını örten cilt katlantısı), öriblefaron (göz kapağında sarkma), kolobom (kapağın bir kısmının eksikliği), kriptoftalmus (kaş, göz kapağı, göz açıklığı, kirpikler ve konjonktivanın tam veya kısmi olarak gelişmemesi) ise diğer nadir görülen doğumsal göz kapağı hastalıklarıdır.

   

Göz kapağının edinsel hastalıkları

Şalazyon

Meibomian bez ağızlarının tıkanarak salgının geride birikmesi ve iltihabi reaksiyonu tetiklemesi nedeniyle oluşur. Meibomian bezler, her iki göz kapağında tars içerisinde dikey olarak yerleşirler, ürettikleri yağlı salgıyı kirpikli kenardan salgılayarak gözyaşının lipid tabakasını oluştururlar.

Bezlerin ağzı tıkandığında salgılar tars içerisinde birikir, iltihabi reaksiyon oluşturur, ağrı ve kızarıklığa yol açar. Tedavide erken dönemde sıcak kompres, masaj, topikal antibiyotik ve anti-inflamatuar damlalar kullanılır.

Geç dönemde ise cerrahi olarak şalazyon boşaltılır. Sık tekrar eden şalazyon varlığında; altta yatan cilt hastalığı (gül hastalığı, Rozasea) veya kronik kirpik dibi iltihabı (blefarit) araştırılmalıdır.

Arpacık (Hordeolum)

Sıklıkla bakeriyel kaynaklı bir enfeksiyondur. Kapakta yağ bezlerini (dış hordeolum) veya meibomian bezlerini (iç hordeolum) etkileyebilir. Genellikle kendiliğinden düzelir, sıcak kompres ve antibiyotikli merhemler tedavide yardımcıdır. Nadiren enfeksiyon göz çevresi dokulara yayılabilir veya apseleşebilir.

Entropion

Göz kapağının içe dönmesidir. Yaşlanma ilişkili, spastik veya skatrisyel nedenler ile gelişebilir. Göz kapağının içe dönmesi kirpiklerin göz yüzeyi ile temas etmesine ve şiddetli batma hissine yol açar. Kızarıklık ve sulanma görülür.

İlerleyen dönemde saydam kornea tabakasındaki hasara bağlı olarak kalıcı görme kayıpları gelişebilir. Tedavide nemlendirici damla ve jel, bandaj kontakt lens, kirpiklerin çekilmesi/yakılması, döndürücü dikişler veya cerrahi düzeltme uygulanabilir.

Ektropion

Göz kapağının dışa dönmesidir. Yaşlanma ilişkili olabileceği gibi, skatrisyel, paralitik veya mekanik nedenler ile de oluşabilir. Nedenlere göre belirtilerde farklılık görülebilse de; gözlerde batma, rahatsızlık hissi, kızarıklık, normalde kapakların iç kısmını örten konjonktivanın dışa dönmesi, sertleşmesi ve kızarıklığı gelişir. Tedavide, medikal ajanlara (nemlendirici damla veya jel gibi) ek olarak cerrahi düzeltme yapılır.

Ptozis

Üst göz kapağının düşük olmasıdır. Edinsel pitozis; miyojenik, aponörotik, nörojenik, mekanik veya travmatik nedenler ile ortaya çıkabilir. Görme alanında üstte kısıtlılık yaratır, ptozis sıklıkla aşağı bakışta artar ve okuma güçlüğüne neden olabilir.

Ayrıca göze giren ışık miktarı azalacağından özellikle loş ışıkta ve gece görme keskinliği azalabilir. Muayene sırasında başlıca kapak aralığına, cilt kıvrımına, levator palpebra superioris kasının fonksiyonuna, gözde açık kalma bulgularına, eşlik eden göz, kaş ve yüz bulgularına bakılır ve tedavi bunlara göre planlanır.

Kapak retraksiyonu

Göz kapağının normalden fazla açık olmasıdır. Lokal, sistemik veya santral sinir sistemi ilişkili hastalıklarda görülebilir.

En sık neden ise tiroid hastalığına bağlı göz tutulumudur. Sağlıklı bireylerde, üst göz kapağı gözün renkli kısmını 1-2 mm örter ve alt göz kapağı gözün renkli kısmına teğet geçer.

Üstte ve/veya altta normaden fazla açıklık olması, gözün daha fazla hava ile temas etmesine ve kuruluk belirtilerine yol açar.

Kapak estetiği sırasında özellikle alt kapaktan fazla cilt dokusu alınması alt kapak retraksiyonuna ve gözün tam kapanamamasına neden olabilir. Tedavide, altta yatan nedene göre, yüzey nemlendirici tedaviler, botulinum toksin enjeksiyonu veya cerrahi düzeltme uygulanabilir.

Benign esansiyel blefarospazm

Göz çevresi kaslarda istemsiz kasılmalardır. En sık 40 yaş üstü kadınlarda görülür. Kontrolsüz göz kırpma veya gözlerin kuvvetli yumulması günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlılığa yol açabilir, bireyler araç kullanmakta, televizyon izlemekte, kitap okumakta zorlanabilir.

Altta yatan nörolojik hastalık veya göz yüzeyindeki hastalıklar dışlandıktan sonra, botulinum toksin enjeksiyonu uygulanır ve sıklıkla fayda sağlar. Tedavinin etkisiz olduğu bireylerde cerrahi seçenekler veya kas gevşetici ajanlar kullanılabilir.

Oküler miyokimi

Göz kapaklarında seğirmedir. Fazla kafein-nikotin kullanımı, yorgunluk, vitamin eksikliği veya kansızlık neden olabileceği gibi nadiren de olsa bazı nörolojik hastalıklarda görülebilir.

Göz Kapağının benign (iyi huylu) Tümörleri

Skuamoz papillom (Et beni)

Göz kapağında en sık görülen benign tümördür. Sıklıkla kapak kenarında, parlak renkli, saplı veya sapsız deri çıkıntılarıdır. Tedavisinde cerrahi eksizyon yeterlidir.

Kutanöz boynuz

Birçok tümöral oluşumda görülebilen, keratin birinkintisidir.

Aslında bir tanı değil, bulgudur. Önemli olan buna neden olan patolojinin biyopsi alınarak netleştirilmesidir.

Seboreik keratoz

Genellikle ileri yaşlarda görülen, yağlı, kahverengi, cilt üzerine yapışmış plak gibi duran lezyonlardır. Premalign (kanser öncüsü) lezyonlar olmamakla birlikte, çok sayıda olmaları veya sayılarının hızla artması vücudun başka bölgelerindeki maligniteler açısından uyarıcı olabilir. Tedavisinde cerrahi eksizyon yeterlidir.

Keratoakantom

İleri yaştaki bireylerin güneşe maruz kalan cilt bölgelerinde, haftalar içinde hızlıca büyüyen, ortasında keratin birikintisi olan, göbekli bir nodül olarak izlenir. Takip ile 6 ay içinde kendiliğinden kaybolabilirler.

Ancak bazı patologlar tarafından skuamöz hücreli karsinomun düşük dereceli bir varyantı olarak değerlendirildiklerinden cerrahi olarak tam eksizyon önerilmektedir.

Aktinik keratoz

Güneşe maruz kalan bölgelerde, çok sayıda, üzerinde beyaz kabuk bulunan papüller olarak ortaya çıkan bu lezyonlar, ciltte en sık görülen premalign (kanser öncüsü) lezyonlardır. Skuamöz hücreli karsinoma dönüşme risklerinden dolayı, tedavide tam eksizyon veya kriyoterapi yapılmalıdır.

Epidermal inklüzyon kisti

Genellikle travma sonrası, epidermisin derin dokulara implantasyonu sonucu oluşan hareketli, sert, yuvarlak cilt altı kitlelerdir. Tedavide tüm kist duvarıyla birlikte eksizyonu önerilir.

Pilar kist

Klinik olarak epidermal inklüzyon kistine çok benzemekle birlikte, kıl foliküllerinin olduğu yerlerde izlenir ve ayrımı ancak patolojik inceleme ile yapılabilir. Tedavide tam eksizyon önerilir.

Epidermoid ve dermoid kistler

Genellikle göz kapağı dış kısmına yerleşen, zaman içinde yavaş büyüyen, ağrısız kitlelerdir. Cilt altındaki kistler orbitaya doğru ilerleyebildikleri gibi bir parçası orbita içerisinde, diğer parçası cilt altında olan (dumbbell-shaped) tipleri de mevcuttur.

Tedavisi kist duvarını mümkünse patlatmadan tümüyle çıkarmaktır. Ancak orbita uzanımı riskinden dolayı, cerrahi öncesinde görüntüleme yapmakta fayda vardır.

Milia

Sebase (yağ) bezlerinden köken alan, sert, çok sayıda lezyonlar olarak karşımıza çıkarlar. Genellikle göz kapakları ve yanak bölgelerinde izlenirler. Tedavisi cerrahi eksizyon veya ponksiyon ile içeriklerinin boşaltılmasıdır.

Zeis kisti

Kapak kirpikli kenarda bulunan, yağ salgılayan bezlerin (Zeis) kanallarının tıkanmasıyla meydana gelirler. Yağsı, sarımtırak içeriği olan bu kistlerin tedavisi cerrahi eksizyondur.

Moll kisti (Apokrin hidrokistom)

Kapak kirpikli kenarda bulunan bir başka bez olan Moll bezlerinin kanallarının tıkanıp bezin şişmesi sonucu oluşurlar. Moll bezleri apokrin ter bezleri olduğu için sıvı içerikleri şeffaf veya süt kıvamında olabilir. Tedavisinde cerrahi eksizyon yeterlidir.

Ekrin hidrokistom

Kapak cildindeki ter bezlerinin içeriklerini boşaltamayıp şişmeleri sonucu görülürler. İçerikleri Moll kistiyle benzerlik gösterir. Cerrahi eksizyon tedavi için yeterlidir.

Siringoma

Ter bezlerinden köken alan siringomalar, yoğun olarak alt kapak cildinde, çok sayıda, küçük nodüller olarak görülürler. Çoğunlukla genç kadın bireylerde izlenirler ve tedavileri cerrahi eksizyon, radyofrekans veya elektrokoter ile destrüksiyondur.

Piyojenik granülom

Genellikle travma veya cerrahi sonrası hızlıca büyüyen, dokunmayla kolaylıkla kanayan, parlak kırmızı-pembe renkli vasküler bir lezyondur. Tedavide cerrahi eksizyon yeterlidir.

Nörofibrom

Herhangi bir cilt bölgesinde, çok sayıda, yumuşak, parlak lezyonlar olarak ortaya çıkarlar. Nörofibromatozis 1 ile birlikte görülen pleksiform nörofibrom, üst göz kapak düşüklüğüne (ptozis) ve kapakta “S” şeklinde bir şekil bozukluğuna neden olur. Palpasyonda “kurtçukların parmak altında kayması” hissiyatı verir. Tedavi olarak cerrahi uygulanabilir ancak, genellikle lezyonlar çok yaygındır ve nüks edebilirler.

Ksantelazma

Genellikle orta-ileri yaştaki bireylerin göz kapaklarının medial (iç) bölgelerinde, yumuşak, sarı renkli ciltten kabarık plaklar olarak izlenirler. Hiperlipidemi ile bağlantılı olabildikleri için, etkilenen bireylerin kan lipid düzeylerine bakılmasında fayda vardır. Tedavi olarak cerrahi eksizyon, lazer ablasyon yapılabilse de nüksleri sık görülür.

Çiller

Güneşe maruz kalmış açık tenli ve bronzlaşan kişilerde sıklıkla görülür. Çok sayıda, küçük, kahverengi maküller olarak ortaya çıkarlar. Tedavileri gerekmez sadece güneşten korunma önerilir.

Molluskum kontagiosum

Viral bir cilt enfeksiyonu sonucu oluşan, kabarık, parlak, peynirimsi içeriğe sahip, göbekli nodüller olarak izlenirler. AIDS hastalarında çok sayıda ve birleşik olarak ortaya çıkarlar.

Genellikle 3-12 ay içinde kendiliğinden kaybolurlar. Ancak iyileşmeyi hızlandırmak, başka bireylere bulaşmasını önlemek ve komplikasyonları önlemek için; basit eksizyon, insizyon-küretaj, kriyoterapi veya elektrodestrüksiyon uygulanabilir.

Göz kapağının malign (kötü huylu) tümörleri

Bazal hücreli karsinom

Bazal hücreli karsinom en sık görülen malign kapak tümörüdür. Beyaz ten, mavi göz, sigara kullanımı ve çocukluk/gençlik döneminde uzun süre güneş ışığı maruziyeti bazal hücreli kanser gelişimi için risk faktörüdür.

En sık göz pınarında ve alt kapakta yerleşir. Kabarık ve sert bir kitle olarak görülür, üzerinde damarsal yapılar veya ülser gelişebilir.

Skuamöz hücreli karsinom

İkinci sıklıkta görülen göz kapağı malign tümörü skuamöz hücreli karsinomdur ve bazal hücreli karsinoma göre daha agresif seyreder, metastaz riski yüksektir.

Sebase bez karsinomu

Sebase karsinom veya sebase bez karsinomu ise kapak bezlerinden köken alır ve oldukça agresif bir tümördür.

Malign melanom

Malign melanom, tüm cilt lezyonlarının %1-2’sini, göz kapağı tümörlerinin %0,1’ini oluşturur; ancak cilt kanserine bağlı ölümlerin %75’inden sorumludur. 20 yaşından sonra yeni oluşan tüm pigmente cilt lezyonlarına melanom açısından şüpheli yaklaşmak gerekir. Herhangi bir et beninin; açık-koyu değişken renkte alanlarının bulunması, sınırlarının düzensiz olması, büyüme göstermesi, üzerinde ülser gelişmesi veya kanaması melanom açısından uyarıcı olmalıdır.

Diğer

Kaposi sarkomu ve merkel hücreli karsinom ise daha nadir görülen göz kapağı tümörleridir.

Tedavi

Malign tümörlerin tedavisi cerrahidir ve çevredeki sağlam doku ile birlikte geniş çıkarılması gerekir.  Bazı tümörlerde cerrahi öncesi kemoterapötik ajanlar kullanılarak tümörün küçültülmesi denenebilir.

Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavi Fiyatları 2023

Göz Kapağı Düşüklüğü Tedavi Fiyatları 2023 hakkında bilgi almak için bizlere ulaşabilirsiniz.