Tiroid İle İlişkili Göz Hastalığı (Tiroid Oftalmopati)

 Tiroid Oftalmopati; çoğunlukla otoimmün tiroid hastalığıyla ilişkili olarak göz ve göz dışı orbital dokuların etkilendiği inflamatuar bir hastalıktır.

Gözümüz orbita denilen konik yapılı bir kemik kafes içerisinde yer almaktadır. Göz etrafındaki kaslar, yağlar ve bağ dokuları gözümüzü bu kemik yapı içerisinde, olması gereken yerinde tutmaktadırlar. Ancak tiroid hastalığı nedeniyle bu kas, yağ ve bağ dokularında ödem (şişlik) gelişmektedir.

Bunun sonucunda da gözlerde öne çıkma (ekzoftalmi), göz kapaklarında fazla açılma (retraksiyon), kaslardaki kısıtlanmaya bağlı (restriktif miyopati) çift görme (şaşılık), kornea dokusunun açıkta kalmasıyla (lagoftalmi ve korneal ekspojur) kızarıklık, yanma, batma ve hatta korneada erime-delinme, optik sinire bası (kompresif optik nöropati) sonucunda da körlük gelişebilir.

Tiroid oftalmopatiye yol açan hastalıkların başında; Graves hastalığı (%90) yer almaktadır. Daha az sıklıkla Haşimato tiroiditi, tiroid kanseri ve nedeni belli olmayan primer hiper- veya hipotiroidi durumları izlenebilir.

Graves hastalığı sıklıkla 40-50 yaş aralığındaki kadınları etkilemektedir. Graves hastalığının teşhisi önceden konulmuş olabileceği gibi ilk bulgu göz bulguları olup, bu bulgular ışığında hastalık teşhis edilebilir.

Hastalar teşhis edildiğinde kan değerleri açısından hipertiroid, hipotiroid veya ötiroid olabilirler. Az bir hasta gurubunda (%10-25) ise tiroid hastalığı bulguları görülmeden sadece göz bulguları izlenebilir (Orbital Graves).

Graves oftalmopatinin tipik olarak 2 fazlı bir klinik seyri mevcuttur. Hastalığın ilk evresi olan aktif fazda hastalık daha inflamatuar bir süreç izlerken, inaktif faz denilen evresinde ise daha çok fibrozis etkilidir.

Hastaların hangi evrede olduğu tedavi planı açısından çok önemlidir. Aktif evrede ilaç tedavileri (kortizon) daha ön planda iken, inaktif evrede hastalık şiddetine göre cerrahi tedaviler planlanabilmektedir. Ancak bu tedavilerin hiçbirisinin kesin bir sıralaması yoktur.

Ancak tiroid kan değerlerinin normalin dışında bir değerde olması ve sigara kullanımı bu hastalıkta istenmeyen çok net iki durumdur. Sigara içen bireylerin ivedilikle sigarayı bırakması ve tiroid kan değerlerinin ilaçla veya cerrahi ile normal seviyeye getirilmesi hastalığın seyri açısından çok önemlidir.

Tiroid oftalmopatinin takip ve tedavisi, alanında tecrübeli bir oküloplastik cerrah tarafından, kişideki semptom ve bulgular göz önüne alınarak hastaya özel olarak planlanmalıdır. Öncelikle kişinin aktif mi yoksa inaktif dönemde mi olduğuna karar verilmeli ve tedavi planı buna göre düzenlenmelidir.

Aktif dönemdeki hastalarda; hafif bulgular izleniyorsa basit ilaç tedavileri (suni göz yaşı, Selenyum desteği vs.) yeterli olabilirken, daha ciddi bulguları olan hastalarda damardan verilecek kortizon tedavisi ve hatta acil orbita dekompresyonu düşünülmelidir. İnaktif evrede olduğu düşünülen hastalarda ise tedavi, daha çok sekel (hastalıktan kalan bozukluklar) cerrahilerini içermektedir.

Bunlardaki tedaviler genel olarak; öne çıkmış gözlerin geri yerine alınmasını sağlayan orbita dekompresyon cerrahisi, çift görme (şaşılık) gelişmiş ise veya orbita dekompresyon cerrahisinden sonra gelişir ise bunun tedavisi için şaşılık cerrahisi ve en son olarak da kapak seviye değişliklerinin (özellikle kapak retraksiyonu) tedavisi için kapak cerrahileri olarak sıralanabilir. Ancak bu tedaviler de tamamen hastaya özel olarak, alanında tecrübeli bir oküloplastik cerrah tarafından planlanmalıdır.